Ana içeriğe atla

Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi, Yabancı Diller Yüksekokulu Müdürü, Dr. Öğr. Üyesi İsmail GÜRLER, Ada FM de Hakan Çetinbaş’ın hazırlayıp sunduğu Pilot Yayın Programına konuk oldu. Programda Hakan Çetinbaş’ın soruları doğrultusunda “Türkiye’de İngilizce Öğrenmek” konusunu masaya yatırıldı.

Dil edinmek ve dil öğrenmek arasındaki farklıların neler olduğu üzerinde duruldu. Sonrasında Neden İngilizce öğrenmeliyiz sorusuna yanıt arandı. Bu konuda Gürler “Dünya’nın en çok konuşulan ikinci dili fakat en yaygın kullanıma sahip olan İngilizce ile şu anki veri depolamanın yüzde sekseni bu dille yapılıyor ama daha da önemlisi kelimeler ile düşündüğümüz için düşünme kapasitemizi dil öğrenerek artırabiliriz” diye belirtti. Sonuç olarak soruyu “neden öğrenmeyelim ki?” diye değiştirebiliriz diye aktardı.

Neden İngilizce öğrenemiyoruz sorusunun cevabını ise herkesin kendinde bulması gerektiğini çünkü bireysel farklıların bu konuda ön plana çıktığını belirten Gürler, bu konuda kişinin dil öğrenimini “gerçekten/gönülden istemesi” gerektiği ve bunu sevmesi ile pekiştireceğinin üzerinde durdu.

Neden İngilizce konuşamıyoruz sorusunun cevabının ise öncelikli “neden konuşamıyoruz” sorusu ile ilişkili olacağının altı çizen Gürler, İngilizce öğretememe sorunsalının sadece müfredat ve öğretici ile ilgili olmadığı aynı zamanda dilbilimsel temellerinin de oluğunun üzerinde duruldu. Bu konuda dil öğretiminin kıyaslamasını kültürel, sosyolojik, teknolojik ve dilbilimsel olarak eş değerliği olan ülkeler ile yapılmasının daha doğru olacağı ifadesini kullandı. Bu durumda Güney Kore ve Türkiye kıyaslamasının uygun olduğunu, Güney Kore’nin de konuşma ilgili sıkıntılar yaşadığını ve kültürel problemler ile karşılaştıklarını 2015 te yapılan bir çalışmaya atıf yaparak belirtti.

Dili öğrenmek ve konuşmak isteyenlerin tıpkı diğer uzmanlıklarda olduğu gibi günde sekiz saat ortalama dört yıl çalışmak gerek diyen Gürler bunun nasıl yapılacağını şöyle detaylandırdı: “Şimdi bu her işi bir tarafa bırakıp sadece İngilizce çalışalım demek değil, aksine her işimizi İngilizce yapmak olarak bunu anlamalıyız. Film izliyoruz, müzik dinliyoruz, kitap okuyoruz, haber takip ediyoruz, sosyal medya de etkileşim içerisindeyiz, en azından elimizdeki elektronik cihazları İngilizce menü’ ye geçirerek bu dile maruz kalmayı sağlayabiliriz.”

 Dinleyicilerimiz için kitap ve film tavsiyesinde bulunulmasını isteyen Çetinbaş’ a Gürler, “Malcolm Gladwell’in yazmış olduğu ‘Outliers’ kitabı Başarının şans işi olmadığını orataya koyması açısından okunabilir, Martin Ford’ un ‘The Rise of Robots’ geleceğin meslekleri ilgili ciddi analizler bulunduruyor, son olarak Mark Manson’un ‘The Subtle Art of not Giving’ günlük işlerimizi kişisel gelişim açısından ele alarak biraz da gündelik ağzın örneklerini bulabilmek açısından tavsiye edebilirim” diye belirtti.

 

 

image

image

image

image